A.Kadir ÇALIK
A.Kadir ÇALIK Yazyor..

ADI MEHMED

Eklenme Tarihi : 31 Ekim 2011, 15:12

  Köpük gibi ellerinin arasında saklıydı,çilekeş anasının yaktığı bir kaşık kına.Kulaklarında melek yüzüne tutkun olduğu o mübarek kadının, ''evladım,yavrum şükürler olsun ki vatanımızı ve namusumuzu koruyacak yaşa geldin.Kutsal gün geldi,seni vatan borcunu ödemeye değil, şehadet şerbeti içmeye yolluyorum,Allah yolunu açık etsin emi'' sözleri tekrar tekrar çınlıyordu.Gün görmemiş gözlerinden damlayan asil yaşlarını, nasıl da gizlemeye çalışmıştı can anası.Saygının ve sevdanın en karşılıksız ve dupduru olan temennası ile ''anacığım hani ağlamayacaktın,ağlıyormusun yoksa'' diye sorduğunda, izzet ve iffetini tertemiz bir soydan alagelmiş anası, ''bunlar vallahi sevinç gözyaşları evladım, bu günleri de Rab'bim bana gösterdi ya, işte onun için mehmedim'' diyecek ve ardından mayasındaki iman ve akidenin verdiği kuvvetle ''haydi oğlum haydi,var git yoluna'' diye sözlerini bitirecekti.


       Al bayraklarla süslenmiş minibüse ilerledi Mehmed, böyle bir yolculuğun aşkı ve hasreti ile yanan bir avuç Mehmed'in, '' en büyük asker, bizim asker'' nidaları eşliğinde. O an, son bir defa daha bakarken geriye, kalabalığın ardında gördü onu. O, hayallerinin ilham merkezi, gönül gözünün bakmaya doyamadığı ve askerden dönünce evlenip yuva kurmak istediği Hatice idi. Bembeyaz elbiseler içinde adeta telli-duvaklı bir gelin gibi bir tümseğin üzerinde durmuş,yanı başındaki babasından duyduğu hicap ile el sallıyordu gizliden gizliye. Gözleri ile sevmişlerdi onlar birbirlerini, rüyalarında dolaşmışlardı el ele ve birbirlerinin kulaklarına, kurdukları düşlerde fısıldamışlardı doğacak mehmedlerinin adını.


       Kaçak bir bakışla baktı Mehmed Hatice'ye. Diyemedi; ''ağlama Hatice'm,sayılı günler biter elbet,vatan görevimi yapayım hele,aslanlar gibi döneceğim ve muradımıza ereceğiz o zaman.'' Diyemedi, boğazına düğümlendi kelimeler ve bütün hayallerini, bütün sevdalarını, yetim büyüdüğü bu Anadolu'nun fakir ama bakir köyünü bırakıp ardında, düştü yollara.


       ''Ana gibi yar olmaz'' derler ya. başkaydı anası gerçekten.Son bir kez daha bakmaya cesaret edememişti onun gül yüzüne. ''Ya sabır, anacığım'' dedi derunundan. Ya Haticesi; gönlünde dalga dalga bir muştu gibiydi o, gençliğinin ateşi idi,ilk göz ağrısıydı. Daha bir kaç gün önce kendisine gönderdiği mektubu çıkardı koynundan,son satırlara düğümlendi bakışları. Diyordu ki Haticesi; ''Canım Mehmed'im sana söz veriyorum, senden başkasına varmayacağım.Seni benden ancak ölüm ayırır,selametle git selametle gel,seni ölene kadar bekleyeceğim.'' Gözleri yaşardı Mehmed'in ve o an anladı ki hasret şimdiden yara etmişti kalbini.


       Bu eşsiz vatanın nice Mehmedlerinden biriydi bu Mehmed. Ana kucağından Peygamber ocağına terfi olmanın heyecanı ve gururu ile adım attığı nizamiyeye girdi ve kendisi gibi nice yağız delikanlı ve şahbaz yiğitlerle yemin etti. Her hal u karda vatanın ve milletin yılmaz bekcisi, namus ve şerefin koruyucusu ve her karışı şehit kanları ile harmanlanmış bu topraklara musallat olacak şer odaklarının karşısında etten-kemikten kalkandı Mehmed.O artık iliklerine kadar donduğu nöbet noktasında vatan aşkı ile yanmada ve sınır boylarında vatan hainlerinin ve mesleği kalleşlik olanların karşısında dimdik durmaktadır. Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaşta gönülleri fethetmeye, hayatının baharında şehadet şerbeti içmeye hazırdı Mehmed.


       Ansız saldırılar sıklaşmıştı sınır karakollarında.Daha bir kaç gün evvel kollarında ölen ve şehitlik makamına ulaşan bir adaşına gıbda ile bakmış, gözyaşlarını yüreğinin derinliklerinde cennet bahçelerine akıtmıştı.Gencecik yüreğinde anası ve yavuklusuna duyduğu hasrete mukabil ve onların kendisini merak ettiklerini düşünerek bir mektup yazmak istedi. Yazdı,özenle katladı ve çavuşuna emanet etti.


       Besinini uyuşturucu,kumar,kalpazanlık,organ mafyalığı ve akla gelebilecek her türlü haraçlar yolu ile elde eden bir avuç zındığın kalleş maşaları yine gariban vatan evlatlarını hedef almış, namertliğin en katıksız şekilleri ile saldırıyordu. Vatani görevinde son üç ayı kalmış olan Mehmed hain bir kurşunun hedefi olmuş,helikopter ambulansla götürüldüğü hastanede şehadet şerbetini içmişti.Bu arada başındaki doktor,tıb ilminin anlamakta zorluk çektiği şehit tebessümünü Mehmed'in şanlı yüzünde müşahede edecek ve gözyaşlarına hakim olamayacaktı.


       Bunun gibi tam yirmi dört can almıştı eşkiya sürüsü. Kalleşliğin en alasını uyguladıkları melun saldırılarında memleketin her tarafından şehit verimişti.Bağrı yanık analara, yol gözleyen babalara hasretin yaman oku ile kıvranan ailelere haber verildi bir bir.Ne civan delikanlılardı bunlar,bazılarının daha sakalı bile çıkmamıştı doğru düzgün.Ama onlar Ulubatlı Hasan misali tüyü bitmemiş yanaklarına çelikten tarakları geçirecek kadar heybetliydi.Her birinin beşeri aşklarından daha büyük bir aşk sinelerinde yanmada,her birinin dünyevi hasretlerinden daha nice bir vuslat hasreti yüreklerinde dalgalanmaktaydı. hu lasa onlar ölüme ''bir gül bahçesine girercesine'' koşan tarihin zümrüt taşları ile yazdığı şanlı ve şerefli bir ecdadın hakiki çocuklarıydı.


      Zaman akıyor sular-seller misali,ölüm gerçeğini haykırıyor hayatın her hali.Sebebler hasıl oluyor ve göçüveriyoruz asıl olan yere.Bu bilinçle hayatını yaşayan acılı anasına Mehmed'in şehit olduğunu dile getirdiklerinde ''AH'' diye inleyiverdi cancağızı.Rahman'ın yüreklere koyduğu merhamet ve ana olma şuuru ile gözler birer su pınarlarına dönüştü. Zayıf ayaklar yaşlı bedeni taşıyamadı bir zaman.........


       Kimselerin bilmediği bir yerde,kimselere hissettirmeden ağladı,ağladı,ağladı Hatice.Dudaklarından sadece hıçkırıklara garkolmuş bir kelime çıktı; ''Mehmedim''.......


       Özel bazı eşyaları ile birlikte bir mektubunu verdiler Mehmed'in. Ömrü boyunca ipeklere sarıp saklayacağı ve onunla hep gurur duyacağı mektubu okudular anasına göz yaşları ile;


     '' Anam,anacığım, mektub yazmayı hiç sevmem ben bilirsin.Askerliğimin bitmesine bir şey kalmadı.Şunun şurasında üç, bilemedin üç buçuk ay. Anacığım sakın üzülme, bu mektubu yazmadan bir kaç gün önce kucağımda şehit düştü bir arkadaşımız.Allah içimi biliyor ya bir sonraki operasyonda bu şehadet şerbetini içmek bana da nasip olabilir belki diyerek ve bu fani dünyada seni daha göremeyeceğimi düşünerek bu satırları karalıyorum.Eğer bana birşey olursa anam ağlama sakın emi.Değilmiydin sen beni şehit olmaya gönderen. Ben değilmiydim sana şehadet şerbeti içmek istiyorum ana diyen.Eğer Rabb'im bana bu mertebeyi layık görürde şehit olursam anam,bil ki cennette seni, birde Süleyman dayıların Haticeyi bekliyor olacağım anam.Hatice bilesin ki benim evlenmek için sözleştiğim yavuklumdur.Sağ salim dönersem bana onu istermisin anam. Hak vaki olur da şehadet haberimi alırsan anam ben bilesin ki bu mertebeyi Dünyadaki hiç bir şey için için değimem. Ellerinden öperim''


       Adı Mehmed,1991 doğumlu,kara kaşlı,ela gözlü yağız bir delikanlı.Adı Mehmed,hayata ait hayali,Allah kaderinde yazmış olsaydı,Anasıyla beraber köyünde mutlu bir yaşam sürmek ve sevdiği kızla evlenip sıcak bir yuva kurmaktı. Adı Mehmed,vatan savunması için anadan da yardan da geçecek kadar dirayetli, hayallerinin de ötesindeki hakikatı görebilecek kadar teslim olmuş bir yiğitti. Adı Mehmed,o sensin, o benim, o biziz......


       Bütün şehitlerimize selam olsun,Allah mekanlarını cennet etsin,bize de nasip etsin.
Selam ve Dua ile dostlarım.....

A.Kadir ÇALIK

  • Facebook
  • Twitter
  • Google
  • Delicious
  • FriendFeed
  • StubmleUpon
  • Digg
  • Netvibes

::: MANŞET HABERLER :::
Yukar Geri Çaybaşı Haber Sitesi - Tıklayın Haberiniz Olsun

Yazarlarımız

Fındık Fiyatı

Gazete Manşetleri

Diğer Gazete Manşetleri

Ziyaretçi Defteri

Çok Okunanlar

Bugün .Bu Hafta .Bu Ay
  • Bugn haber eklenmedi.

Video Galeri

Tüm videolar

Sayaç Bilgileri

Aktif 11
Bugün Tekil61
Bugün Çoğul149
Ayrıntı
Copyright © 2008-2012. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Altyapı: MyDesign