CEMİL MERİÇ

CEMİL MERİÇ
Eklenme Tarihi : 17 Mart 2011, 22:58
Erol Güngör, Bu Ülke Bir Acayip Ülkedir isimli yazısında; Çağın dışına çıkıp Cemil Meriçi okumak, onunla konuşmak, daha doğrusu onu dinlemek ne kadar güzel der.




CAFER VAYNİ (SOSYOLOG)
 
Erol Güngör Bu Ülke Bir Acayip Ülkedir” isimli yazısında; “Çağın dışına çıkıp Cemil Meriç’i okumak, onunla konuşmak, daha doğrusu onu dinlemek ne kadar güzel” der.1970’li yıllarda söylenen bu ifadeyi bugün “çağın içine girip,ısrarla Cemil Meriç okumak,onunla konuşmak ve onu dinlemek ne kadar güzel” şeklinde algılamak daha isabetli olacaktır kanaatindeyim.

 

Cemil Meriç kimdir? Kendi ifadesiyle,kendini topluma adayan bir münzevi fikir işçisi.Dün ile bugün ve yarın arasına kelimeden,sevgiden köprü kurmaya çalışan bir fikir adamı.Yirminci asır Türk düşünce ve edebiyat hayatının en önemli kılıçlarından birisi. Bir çağın, daha doğrusu bir ülkenin vicdanı olmak, idrakimize vurulan zincirleri kırmak, yalanları yok etmek, Türk insanını Türk insanından ayıran duvarları yıkmak:muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istikbale bağlayacak bir köprü olmak isterdim iddiasından dolayı bir bakıma Türkiye’nin Balzac’ıdır.

 

Cemil Meriç hakkında onlarca tez,kitap ve yüzlerce makale hazırlanmıştır.Tesbit edebildiğimiz kadarıyla Honore de Balzac’la ilişkisine temas edilmemiştir.Meriç’in hayatının tercüme ile ilgili döneminin en önemli meşgalesi Balzac tercümeleridir.Altın Gözlü Kız,Onüçlerin Romanı başta olmak üzere hayatının birkaç yılını dahi olarak nitelendirdiği Balzac’ın eserlerine gömmüştür.Bu nedenle Cemil Meriç düşüncesinin kavranılmasında onun tercüme devrinin anlaşılması önemli yer tutmaktadır.

 

Onüçlerin Romanı’nın önsözünde Balzac’tan ; “hayatımın büyük hadiseleri eserlerimdir.” sözünü alır ve bir Corneille,bir Hegel,bir Spinoza için de böyle değil mi sorusunu sorar? Yine ; “Ben kaleme ve mürekkebe zincirlenmiş bir kürek mahkumuyum” diyen Balzac’ı ızdırap,mesai ve ümit dolu; ölünceye kadar anlaşılmayan,kimsenin elinden tutmadığı ve zaruretle pençeleşen hayat hikayesinden dolayı seviyordu. Bir bakıma Cemil Meriç;Balzac’ta kendi hayatını görmektedir.

 

Hayatı boyunca hür düşünceyi savunmuştur.Ancak yazılarında aşırı yönlendirme mevcuttur.Okura tek tercih sunar:söyleneni kabul etmek. Onun yönlendirme ve telkinleri okuru rahatsız etmez.Tersine entelektüel dünyasında ki sorunları giderir.Bu haliyle hür düşüncenin büyük şovalyesi okurunu adeta kendisine esir eder.Hatırımızda tutmamız gereken husus Onun entelektüel birikimidir. Yazdıkları geniş bir entelektüel tecessüsün ürünü olan Cemil Meriç genellikle deneme tarzında yazmıştır. Söylediklerine katılsak da, katılmasak da yazılarının öğreten, araştırmaya sevk eden, düşündüren ve adeta okuyucuyu kütüphaneye hapseden bir havası vardır. Yazılarında onlarca isim ve kitap adının adres olarak verilmesi;bir cümlenin birçok görüşü ve kitabı bir çırpıda özetlemesi, bizi ister istemez belli adreslere gönderilmektedir. Cemil Meriç söylediklerini kuramsal olarak özlü ve açık bir biçimde dile getirmiş; okurunu araştırmaya, okumaya, düşünmeye ve sorgulamaya sevk etmiştir.

 

Nitekim Alev Alatlı; “Bu yazı, Cemil Meriç’in peşine takılan, ardından devir devir, ülke ülke sürüklenen bir okurunun hikayesi. Zaman zaman öfke, zaman zaman hayranlık, zaman zaman kıskançlık, zaman zaman ret, zaman zaman minnetin egemen olduğu baş döndürücü bir serüven. Kah tek vücut olacak kadar yakınlaşan, kah kurtuluşu uzaklaşmakta bulan, bazen aylarca küsen, ezilen, ama dönüp dolaşıp kendisini yine onda sınayan bir okur. Meriç’in bir tek okura yaptığı, bir tek okurdaki aksi” sözleriyle bu hususu çok iyi vurgulamaktadır. Bir bakıma Alatlı, Cemil Meriç’le ve onun düşüncesiyle hemhal olan herkesin ortak kaderini dile getirmektedir.

 

Cemil Meriç’te bir insandır.Onun da yer yer tazatları vardı.Tezatlarını 38 yaşında gözlerini kaybetmesine bağlarsak daha iyi olur.Yine, Ziya Gökalp ve Hilmi Ziya Ülken başta olmak üzere birçok simayı adeta palasıyla doğramaktadır.Haklı olduğu hususlar olmakla birlikte bu eleştirilerinin bir kısmında duygusal hükümler verdiği kanaatindeyim.Hatta Hisar Dergisi’nin Mart 1973,111’nci sayısında kaleme aldığı ve Ziya Gökalp’e saldırdığı “Türkperestlik ve Türkiyat” isimli yazısındaki görüşlere de katılmam mümkün değildir.

 

Günümüzde “Meriççiler’ seklinde kendisini ifade eden moda bir grup var.Bunların önemli bir kısmı Cemil Meriç’i ne okumuştur ne de bilmektedir.Hatta Cemil Meriççi olarak kendini ifade eden ama ondan bir satır bile okumayanlara rastladık.Bu moda Cemil Meriççilerin bir kısmı onu tahrif etmektedir.Hayatı boyunca hakikatin dışında hiçbir ideolojiye,hiçbir naasa angaje olmamış Cemil Meriç bugün ideolojikleştirilmek ve bir naasa angaje edilmek istenilmektedir.Çok tehlikeli bu serüvenden mutlaka vaz geçilmelidir.

 

Bizim işimiz Cemil Meriç’i okumaktır.Okumakla birlikte anlamak,onun dünyasına girmektir.Onu tahrif etmeye çalışmak Süleymaniye Camiinin Kubbesindeki tuğlaları yıkmakla eşdeğerdir.


Cafer VAYNİ


(Bu yazı, www.haberordu.com internet sitesinden iktibas edilmiştir.)





Etiketler:

KÜLTÜR-SANAT Haberleri
::: MANŞET HABERLER :::
Yukar Geri Çaybaşı Haber Sitesi - Tıklayın Haberiniz Olsun

Yazarlarımız

Fındık Fiyatı

Gazete Manşetleri

Diğer Gazete Manşetleri

Ziyaretçi Defteri

Çok Okunanlar

Bugün .Bu Hafta .Bu Ay

Video Galeri

Tüm videolar

Sayaç Bilgileri

Aktif 5
Bugün Tekil96
Bugün Çoğul303
Ayrıntı
Copyright © 2008-2011. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Altyapı: MyDesign